Okuma Süresi 6 dk

Modern Portföy Teorisi Nedir?

Ekonomist Harry Markowitz, Journal of Finance dergisinde “Portföy Seçimi” makalesini yayımlayalı neredeyse 70 yıl oldu. Bu makalesinde modern portföy teorisi adını verdiği, hisse senedi piyasalarındaki yeni bir yöntemin genel hatlarından bahsediyordu. Riski ve getiriyi dengelemekle ilgili bu çığır açan teorisi Markowitz’e Nobel ödülü de kazandırdı. Peki, modern portföy teorisi uygulamada nasıl işler? Bu teori, pandemi sonrası ekonomide hâlâ geçerliliğini korumakta mıdır?

Özet:

  • Modern portföy teorisi, kazancı maksimize ederken yatırım riskini minimize etmeyi amaçlar.
  • Herhangi bir yatırımın riskinin diğer yatırımlarla nasıl örtüştüğünü (veya diğer yatırımlara karşıt olduğunu) inceler.
  • Uzun vadeli ekonomik döngüde bu kavram her aşamada güçlü getiriler vermelidir.

Her şeyin teorisi

Modern portföy teorisi ve yatırım analizi, basit bir felsefeyle özetlenebilir. Her tekil yatırımın bir riski unsuru, bir de ödül unsuru vardır. Birbirine zıt bu iki unsur arasındaki optimum dengeyi bularak yapacağınız yatırımlar en iyi performansı verecektir. Optimum şekilde üzerine düşünerek yaptığınız diğer yatırımların her birini birleştirdiğinizde en az riskli ve en çok getirili portföyü elde etmiş olursunuz.

Elbette hiçbir yatırım portföyü risksiz değildir. Modern portföy teorisi, tahviller ile borsa yatırım fonları gibi birbiriyle çelişir görünen yatırımların aynı portföye dahil edilmesini kabul eder. Borsa yatırım fonları enflasyon yüksekken iyi getiri sağlarken tahviller zorlu ekonomik koşullara dayanıklıdır. Bunun zıddı da doğrudur. Başka bir deyişle yatırımcılar, faiz oranları ne olursa olsun kazanç sağlayabilir. Her sepete bir yumurta koymak gibi düşünün.

Risk oyunu

Modern portföy teorisi, doğaları gereği riski sevmeyen pek çok yatırımcı tarafından uygulanıyor. Yatırımdan bekledikleri gelirleri maksimize etmek için temkinli özel ve tüzel kişilerce tercih ediliyor. Her yatırımın olası performansına odaklanmaktansa mevcut varlıklarının yanına ekleyeceği yeni varlıkların üzerine düşünmesi için yatırımcılara yeni ufuklar sağlıyor.

Modern portföy teorisi, birden fazla varlık çeşidine yatırım yapmanın endüstri veya sektör bazlı şoklara karşı yatırımınızı koruduğu temel ilkesine dayanır. Gerçekten de portföyün tamamının risk seviyesi, hisse senetlerinin risk seviyelerinin arasındaki fark belirler. Tekil yatırımlar büyük ölçüde birbiriyle alakasız olabilir ve bazı piyasa koşullarına birbirinden farklı tepkiler gösterebilir.

Modern portföy teorisi ve yatırım analizi, tekil hisse senedi getirilerini etkileyen iki tür risk tanımlar:

  • Sistematik riskler, merkez bankalarının faiz oranı kararları gibi bireysel etkinin ötesindeki olayları içerir.
  • Sistematik olmayan riskler, tekil hisse senetlerini etkileyen risklerdir. Örneğin bir şirket, bir şirketi devralmaktan vazgeçer veya şirket başka ülkelere genişleme projesinde başarısızlığa uğrar.

Yöntemine uygun çeşitlendirilmiş portföy, sistematik ve sistematik olmayan etkenlerden bağımsız getiri sağlayabilecektir.

Yeni bir sınır

Risk ve ödüle dair daha da kapsamlı bir başka yaklaşım da etkili sınır diye bilinen, geniş kitlelerce saygı duyulan bir konseptte kanıtlara dayalı şekilde açıklanır. Bu, her varlığın beklenen riski ile beklenen getirisini sırasıyla X ve Y eksenlerinde gösteren iki boyutlu bir grafiktir. Her yatırımın farklı noktalarının birleştirilmesiyle risk ve getirinin optimum dengesini gösteren bir eğri ortaya çıkar. Bir derece değişkene izin verilse de düşük riskli ve düşük getirili hisse senetlerini yüksek riskli ve yüksek getirili hisse senetleriyle bir araya getirmek portföyün her unsurunun farklı bir açıdan kazanç elde etmesi anlamına gelir.

Modern portföy teorisini uygulamak için hangi büyüklükte bir portföy toplamamız gerektiği konusundaki tartışmalar devam ediyor. Bazıları 20 hisse senedi derken bazıları da yüz hisse senedinin optimum denge için gerekli olduğunu söylüyor. Her ne şekilde olursa olsun yatırımlarınızı farklı endüstrilerin hisse senetlerine, varlık sınıflarına ve şirketlerine yaymanız gerekmektedir. Farklı zaman dilimlerinde tekil hisse senetlerinin performansının ayrıntılı analizini sunan Baraka’nın hisse senedi dizinini incelemek iyi bir başlangıç noktasıdır.

Neden herkes modern portföy teorisini benimsemiyor?

Modern portföy teorisinin uygulanması şüphesiz başarılı oldu ve portföy yöneticileriyle yatırımcılar bu teoriyi sık sık benimsedi. Ancak teorinin birkaç küçük kusuru var:

  • Varlığın değerindeki birçok küçük düşüşün riski ile tek bir büyük çöküş riski arasında çok az fark vardır. Bu da yüksek riskli hisse senetlerini belirlemeyi zorlaştırır.
  • Uzun vadeli bir yaklaşım gerektirdiği için bir ekonomik döngü boyunca tutarlı sonuçlar elde eder, ancak yatırımın herhangi bir aşamasında en iyi performansı göstermesi gerekmez.
  • Güneşin hem parladığına hem de parlamadığına aynı anda bahse girerseniz bahislerinizden birini kaçınılmaz olarak kaybedersiniz.
  • Yüksek riskli yatırımları, dahil edilmeseler risk nispeten düşük olacak bir portföye dahil etme fikri (genel riski dengelemek adına) bazı insanlar için kabul etmesi zor bir konsepttir.

Farklı yaklaşımlar

Geride bıraktığımız 30 yılda ise post-modern portföy teorisi olarak bilinen daha yeni bir akım ortaya çıktı. Riske göre ayarlanmış getirileri hesaplamak amacıyla aşağı yönlü sapma gibi gelişmiş kavramları kullanan bu teori ise riski ölçmek için negatif getirilere odaklanarak geleneksel modern portföy teorisinden farklılaşır. Bu teori de modern portföy teorisine sağlam alternatifler sunan, hisse senedi yatırımına yönelik diğer birçok yaklaşımdan biridir. Değer yatırımı ile büyüme yatırımının karşılaştırılmasına ilişkin son yazımızda [yayınlandıktan sonra bağlantıyı buraya ekleyin] kârlı sonuçlara ulaşmak için başka portföy derleme yollarını da inceleyebilirsiniz.